Rüyalar gecenin içinden gelirdi!

Dünyanın daha karanlık, daha ıssız olduğu o günlerde. Henüz sanal gerçeklik tarafından hadım edilmemiş, dijital fotoğraf makinalarıyla, You Tube’a yüklenen videolarla yeniden üretilmemiş olan fiziksel gerçeklik, bir bakirenin güzelliğiyle saltanat sürmekte, ilham vermekteydi. 

Dünya sayısallaşmamış, para balonları oluşmamış, anlam dilden kopartılmamıştı henüz. İyinin iyi, kötünün kötü olduğu günlerdi o günler, ve dahası iyinin iyi kötünün kötü olmaktan başka bir şeye zorlanmadığı, farklı kılıkta dolaşmadığı, kimsenin kendindekini  inkar etmediği günler.

Read More: Şeytan gülümser... Jean Baudrillard'ın 'Kötülük İlkesi' üzerine bir deneme

Hayat inatçıdır.

Hep kalayım ister.

Toprağın derinliklerinden ağacın gövdesine yürüyen su...

Ağacın, uzun bir kışın ardından güneşin sıcacık kollarına teslim oluşu...

Fırtınaların dinmesi...

Hep hayatın inadı yüzünden.

Her delikte saklanır yaşam. Her taşın altındadır. Bir yolunu bulur ve yeniden dünyaya gelir. Yeniden ve yeniden...Canlılık sürer. Oysa varlıklar ölürler…

Read More: Geriye hep hayat kaldı!...